29 Eylül 2017 Cuma

Hayat mucizeleri beklemek için çok kısa, çıkıp mucizeni kendin yaratmalısın.

Bu yazıya nasıl başlayacağımı bende bilmiyorum. Hayat üzerine atıp tutasım geldi,yazmak istedim sadece. Çok güzel bir film izledim. Zaten siz çoktan izlemişsinizdir “Esaretin Bedeli”.
Herkes izleyip beğenmiş diye izleyesim gelmedi,açamadım filmin dolmasını bekleyip izleyemedim. Ama bugün vapurda giderken düşündüm; Bugün ne yapsam? diye. Arkadaşlarla film muhabbetide yaptık yine tavsiye edildi o film. Tamam izleyeyim o zaman bugün dedim ve hayranlıkla izledim.
Bu hayatta Andy gibi insanlar var hala,olmalılar. En azından ben olmalıyım,olacağım. Benim hayatım bir masa üzerinde hesaplar yaparak geçmeyecek. Benim hayatım kpss ile öğretmen olmaya çalışarak geçmeyecek. Benim hayatım eşsiz olacak. Bir kahveyi içerken mutlu olmayı öğrenen ben'in hayatı çok daha büyük keyiflerle dolu olacak. Hep bulunduğum alanda olmamalıyım hissini yeneceğim. Ya da yenmeyeceğim. Ben onunla mutlu olmayı öğreneceğim. Daha çok gezerek hep gezerek.
İçimdeki heyecan çok garip. Şuanda iyi bir şeyler olacağını hissediyorum ve yazıyorum. Hayat mucizeleri beklemek için çok kısa, çıkıp mucizeni kendin yaratmalısın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Çoğu zaman şunun farkına varamıyoruz. Biz hala öğrenciyiz. Okullar bitiyor, işler bitiyor, emekli oluyoruz. Ama öğrenme eylemi devam ediyor....